Gastrointestinal Sistem(Sindirim Sistemi) Salgı ve Hormonları - Sağlık Dünyam

Gastrointestinal Sistem(Sindirim Sistemi) Salgı ve Hormonları

Gastrin salınım mekanizması
  Gastrointestinal sistem organlarından salgılanan birçok endokrin ve ekzokrin salgılar bulunmaktadır. Ekzokrin salgıların başında salya(tükürük) gelmektedir. İnsan tükürük bezleri,günde ortalama 1 L salya üretirler. Yutma,sindirimin kolaylaşması,konuşmaya katkı sağlarlar. Ayrıca salya içerisinde nişasta sindirimini başlatan α-amilaz(pityalin) enzimini içerir. 

  Tükürük bezlerinin fonksiyonel eksikliği xerostimia diye adlandırılır. Bu tabloda ağız kuruluğu, diş çürümesi ve ağız infeksiyonları gibi anormallikler görülür. Salya bezlerinin fonksiyonu, özellikle parasempatik olmak üzere
otonom sinir sistemi ile kontrol edilir. Salyanın %99.5'i su geriye kalan %0.5'i diğer solidlerdir. Endokrin salgılar ise hormonlardır.

Gastrointestinal Hormonlar:

   Mukozada sinir ve salgı hücrelerinden salgılanan polipeptidlerdir. Dokunma, kimyasal irritasyon, duvarın gerilmesi veya büzüşmesi ile salınırlar. Parakrin ve endokrin işlev görürler

Gastrin: 

  Mide antral bölgedeki G hücrelerinden salgılanır. Makrohererojenite ve mikroheterojenite (tek a.asit derivasyonuna bağlı moleküler değişim) gösteren polipetid hormondur. Temel görevi mide asidi(HCL) ve pepsinojen salgılatmaktır. Ayrıca ince ve kalın bağırsak mukozasının
büyümesini uyarmak (trofik etki) ve mide motilitesinin uyarılması gibi görevleri de vardır.Mide lümeninde peptid ve amino asitlerinin varlığı,distansiyon, vagal deşarjın artışı (GRP), kalsiyum varlığı ve adrenalin sekresyonu artırırken, lümende asit salgısının artışı, sekretin, GIP,VIP, glukagon, kalsitonin salgıyı inhibe eder.

Kolesistokinin: 

  İnce bağırsaktaki I hücreleri tarafından salgılanır.Makro-mikrohetorojenite gösterir.Kolesistokininin etkileri şu şekildedir:

Safra kesesinin kasılması ve boşalması
• Zengin pankreatik sıvının salgılanması
• Sekretinin etkinliğini artırmak
• Midenin boşalmasını inhibe etmek
• Oddi sfinkterinin gevşemesini sağlamak
• Pankreas üzerine trofik etkide bulunmak
• İncebarsak ile kolonun motilitesini artırmak

• Enterokinaz salgılanmasını uyarmak

 İntestinal mukozanın özellikle peptidler ve amino asitlerle temasında, duodenumda yağ ve yağ asitleri yıkım ürünleri,monogliseridlerin bulunması durumunda salınımı artar. Kolesistokininin dolaşımdaki yarı ömrü beş dakikadır.

Sekretin: 

  Duodenum mukozasının S hücrelerinden salınır. Midenin asit içeriğinin duodenuma ulaşmasıyla uyarılır. Pankreasın duktal hücrelerinden ve safra yollarından bikarbonat salgılanmasını artırır. Böylece ince bağırsağa gelen asitli içerik biraz nötrleştirilmiş olur ve ince bağırsak zarar görmez.Gis’in tamamında hafif bir motilite inhibisyonuna neden olur. Kolisistokininin etkisini artırır. Mide asiti salgılanmasını azaltır. Pilor sfinkterinin kasılmasına neden olabilir. Mide boşalmasını inhibe eder.

Glukagon:

  Duodenumdaki A hücrelerinden salgılanır.Ana görevi insüline zıt olarak kan şekerini yükseltmektir.Pankreatektomiden sonra görülen hiperglisemiden kısmen sorumludur.Çünkü pankreas çıkarıldığında insülin salgısı kesilmiş olur.Ama duodenumdan glukagon kısmen salgılanmaya devam eder.Kan şekeri insülin eksikliğine bağlı olarak tam düşürülemediğinde glukagon salgısı devam ederse hiperglisemi(yüksek şeker) görülebilir.

İnkretinler: 

  Gastrik inhibitör polipeptid (GIP) ve glukagon-benzeri peptid-1 (GLP-1) intestinal inkretin etkiden sırasıyla %20 ve % 80 oranında sorumlu olan başlıca inkretin hormonlardır. İnkretin hormonlar glukagon benzeri peptit-1 (GLP-l) ve glukoz bağımlı insülinotropik peptit (GIP) olarak adlandırılır. GLP-1 ve GIP'in, duyarlı hücrelerde glukoza bağımlı insülin sekresyonu üzerinde
önemli etkileri bulunmaktadır. GLP-1, gastrik boşalmayı, glukagon sekresyonunu ve besin alımını inhibe eder, GIP bu etkileri gösterememektedir. Sekresyonlarını takiben, başlıca dipeptidil peptidaz IV (DP IV) enzimi tarafından hızla yıkılırlar GIP ve GLP-1'in oldukça kısa yarı ömürleri vardır.


GIP(Gastik inhibitör polipeptit):

Duodenum ve jejunumdaki K hücrelerinden üretilir.
• Salgılanması duodenumdaki glukoz ve yağ tarafından uyarılır.
• Mide sekresyonunu ve motiliteyi inhibe eder.
• Gastrointestinal yolun fizyolojik  hücre-stimülan hormonu GIP'tir.
• GIP bazen "glukoz-bağımlı insülinotrofik polipeptid" olarak da adlandırılır. 


GLP(Glukagon benzeri peptit-1):

• GLP-l ileum ve kolonda yer alan L
hücrelerinden salgılanır.
• Glukozun insülin salgılatıcı etkisini artırır.
• İnsülin sekresyonunu ve yapımını artırır. Glukagon salınımını ise baskılar.
• Glukagon salınımını baskılanması sonucunda karaciğerden çıkışı azalır.
• İnsülin sekresyonunu artırması ve glukagon salınımını baskılaması glikoza bağımlıdır.
• Beta hücre çoğalmasını artırıcı ve apopitozu önleyici etkisi vardır, doygunluk hissinde artış ve mide
boşalma hızını düzenlediği bilinmektedir.


Ghrelin:

 Ghrelin başlıca mide fundusundaki P/D1 ve pankreastaki epsilon hücreleri tarafından
oluşturulan 28 aminoasitlik bir açlık uyarıcı peptid ve hormondur. Ghrelin seviyeleri yemeklerden
önce yükselir, sonra ise düşer.
• Ghrelin hormonu iştahı ve yemek yeme arzusunu arttırır
• Kandaki ghrelin miktarının midenin boşalma hızıyla ilgili olduğu saptanmıştır
• Ghrelin miktarlarının beslenmeden etkilenerek değişkenlik gösterir.
• Kilo kaybedenlerin, kaybettikleri kiloyu korumakta zorlanmalarının arkasındaki temel ghrellin miktarı artışıdır.
• Kilo verdikçe kandaki açlık hormonu artar ve bu da vücuda iştah olarak geri döner.


Obestatin:  

  Ghrelini kodlayan genin de obestatin olarak bilinen başka bir peptidi kodladığı bulunmuştur.

• Obestatin ghrelinle ilişkili bir peptid olup ghrelinle zıt etki göstermektedir. Yeme esnasında salınarak yiyecek alımının düzenlenmesinde doygunluk hissi verdiği kabul edilir.
• Obestatin'in başlangıçta, periferik veya intraserebroventriküler olarak alındığında gıda alımı miktarını azalttığı ve periferik yolla verildiğinde vücut ağırlığının azaldığı bildirilmiştir.
• Ghrelin yemeyi başlatırken, obestatinin iştahı baskılar.


Leptin:  

  Leptin hormonunun kanda normal seviyelerde bulunması tokluk hissini sağlar.
• Leptin hormonu büyük ölçüde vücutta bulunan yağ hücrelerimiz tarafından ve az miktarda mide, kalp gibi organlardan salgılanır
• Hipotalamus etkilidir vücudun yağ depoları hakkında bilgi verir.
• Mide salgılanan az miktarda leptin hormonunun, tüketilen öğün miktarında ve hissedilen toklukta etkili olur
• Yemek sonrasında artan insülin, midedeki leptin salınımını tetikler
• Kilo kaybetmenin kandaki leptin miktarını azaltıcı etkisi bilinmektedir. Kilo verdikçe tokluk hissinden sorumlu leptin hormonunun miktarı azalır ve bu da daha çok yemek yemeye sebep olur.
• Sürekli yemek yemek, hipotalamus bölgesi leptin miktarındaki artışı zaman içinde normal olarak algılamaya başladığında kişide “leptin direnci” oluşur.
• Leptin egzersiz yapıldıkça leptin hormonu miktarı azalır egzersiz yapanlardaki iştah artışını açıklar.


Somatostatin:

•  Pankreas adacıklarındaki D hücrelerinden salgılanır.
• Gastrin, VIP, GIP, sekretin ve motilin sekresyonunu inhibe eder.
• Salgılanması lümendeki asit tarafından uyarılır.
• Parakrin tarzda etki eder.
• Pankreatik ekzokrin salgısını; mide asit salgısı ve motilitesini; safra kesesi kasılmasını; glukoz, aminoasit ve trigliserid emilimini inhibe eder.


Motilin

  Duodenal mukozadan salgılanır. Bağırsak düz kaslarının kontraksiyonuna neden olur ve sindirim arası motiliteyi düzenleyerek bağırsağı bir sonraki yemeğe hazırlar. 

Nörotensin; ileum mukozasından salgılanır. Salgılanması yağ asitleri tarafından stimüle edilir.Motiliteyi inhibe eder ve ileal kan akımını artırır.

P Maddesi: Gastrointestinal yoldaki endokrin hücrelerde bulunur. İnce barsağın motilitesini artırır.


Gastrin Serbestletici Polipeptid (GRP); G hücrelerinde onlanan vagal sinir uçlarında bulunur ve gastrin sekresyonunda vagal yoldan sağlanan artışta nörotransmitter olarak görev alır. 

Bombesin: Düz kas kontraksiyonu ve metabolizmayı modüle ettiği kabul edilir.

Enteroglukagon: Glukoz yapımınu regülasyonunda görevlidir, pankreasın A hücresinden salınır, bağırsaklarda daha büyük formu glisentin bulunur, ileumun yağ ile perfüzyonunu uyarır.

Serotonin:
  Sinir uçlarında olduğu gibi endokrin enterokromaffin hücrelerinde de bulunur ve salgılanır. Bundan dolayı GİS yolda hem hormon hem de nörotransmitter olarak rol oynar. Gıda alınımını azaltır, ince bağırsak motilitesini inhibe eder.

Amilin: 
  İçerisinde 37 aa. bir yapıdan oluş mide boşalmasını eciktirerek glukoz salınımını engeller hücre dışı olaylardan metabolizmanın korunmasını sağlar. Beta hücresi uyandırıldığında
insülin ile birlikte salgılanır.


Gastrointestinal Sistem Hormonlarının Keşfedilme Yılları

Yorum Gönder

0 Yorumlar