Sürekli Yorgun ve Sersem Hissetmenize Sebep Olabilecek 5 Hastalık ve Öneriler - Sağlık Dünyam

Sürekli Yorgun ve Sersem Hissetmenize Sebep Olabilecek 5 Hastalık ve Öneriler

Yorgun ve Uykulu Bir Birey

Sürekli yorgun ve sersem hissetmenize sebep olabilecek birçok hastalık veya durum bulunur.

Yorgunluk, dinlenme ya da uyku ile gitmeyen aşırı fiziksel ve zihinsel bitkinlik olarak tanımlanır. 

Yorgunluk ve sersemlik, sadece bazıları ciddi olabilecek, farklı sağlık durumlarından kaynaklanabilir.



Yorgunluk ve Sersemlik Nedenleri



Çok çeşitli koşullar hem baş dönmesine hem de yorgunluğa neden olabilir. Her iki belirtinin en yaygın beş nedeni ise şunlardır:



1-) Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS)



Kronik yorgunluk sendromu, herhangi bir fizyolojik rahatsızlık veya ciddi bir psikiyatrik durum olmadan en az 6 ay boyunca süren yorgunluk ve ek belirtilerin olduğu bir hastalıktır.

İsminde belirtildiği gibi, yorgunluk, kronik yorgunluk sendromunun ana belirtisidir ve o kadar şiddetli olabilir ki, günlük görevleri yerine getirmede bile zorluk yaratabilir.Kronik yorgunluk sendromu olan kişiler beceri isteyen işlerde yavaşlama,planlama ve organizasyonda zayıflama gibi durumlar yaşarlar.


Yorgunluğa ve baş dönmesine ek olarak,kronik yorgunluk sendromlu kişinin yaşayabileceği diğer semptomlar:

 
1-)Uyku problemleri


>2-)Kas veya eklem ağrısı


3-)Baş ağrısı


4-)Boğaz ağrısı


5-)Düşünme, hatırlama veya konsantre olma zorluğu


6-)Hızlı veya düzensiz kalp atışı


Semptomlar hafif, orta veya şiddetli olabilir ve egzersiz sonrası kötüleşebilir.


Kronik yorgunluk sendromunun sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte gıda intoleransı,herpes gibi nonspesifik enfeksiyonlar,immunolojik faktörler,nöro-endokrin ve nöro-musküler bozukluklar,beyin yapısı ve fonksiyonu bu duruma sebep olabilir.Görülen belirtiye göre tedavi şekillendirilebilir.


2-)Hipoglisemi



Hipoglisemi, kandaki glikoz seviyesi normal seviyelerin altına düştüğünde gerçekleşir. Düşük kan şekeri olarak da bilinir.

Durum genellikle insüline bağımlı diyabet vakalarında ortaya çıkar. Uzun süredir bu durumda olan insanlar, vücudun ana enerji kaynağı olan glikozu düzgün işlemez ve insülin takviyesine ihtiyaç duyarlar.

Hafif ila orta derecede hipoglisemi belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Hızlı bir şekilde ilerleme eğilimindedirler ve yorgunluk,sersemlik,baş dönmesi semptomlarını içerebilir.


Hipoglisemi olan kişiler ayrıca aşağıdaki semptomların herhangi bir kombinasyonunu yaşayabilirler:

1-)Titremek veya sersemlemek


2-)Aşırı terleme


3-)Açlık


4-)Baş ağrısı


5-)Bulanık görüş


6-)Zihin karışıklığı


7-)Zayıf koordinasyon


8-)Odaklanmada zorluk


9-)Zayıflık


10-)Hızlı veya düzensiz kalp atışı


Şiddetli hipoglisemi olan kişiler yemek yiyemeyebilir veya içemeyebilir. Nöbet veya kasılma yaşayabilir ve hatta bilincini bile kaybedebilirler.

Şiddetli hipoglisemi tehlikelidir ve hemen tedavi edilmesi gerekmektedir.



3-)Demir Eksikliği Anemisi



Demir, sağlıklı hücreleri ve dokuları koruyarak, vücut çevresindeki oksijenin taşınmasına yardımcı olur.Bu nedenle demir eksikliği, baş dönmesine ve yorgunluğa neden olabilecek demir eksikliği anemisine yol açabilir.

Demir eksikliği anemisi serum demir düzeyi,serum ferritin düzeyi,demir bağlama kapasitesi gibi testler yapılarak anlaşılabilir.

Demir eksikliğinin gebelik gibi fizyolojik durumlarda da görülebileceği unutulmamalı ve anemik boyuta gelip gelmediği iyice araştırılmalıdır.

Demir eksikliği anemisinde diğer belirtiler arasında şunlar olabilir:

1-)Solgun veya sarı cilt


2-)Nefes darlığı veya göğüs ağrısı


3-)Hızlı kalp atımı


4-)Kulaklarda vurma veya parazit bir ses


5-)Kırılgan tırnaklar veya saç dökülmesi


Demir eksikliği anemisi riski yüksek kişiler:

1-)Vejetaryenler veya veganlar


2-)Hamile olan insanlar


3-)Ağır hastalık dönemleri olan insanlar


4-)Çok fazla kan kaybeden kişiler


Peptik ülser hastalığı, çölyak hastalığı ve inflamatuar bağırsak hastalığı gibi altta yatan sağlık koşulları da demir eksikliği anemisi geliştirme riskini artırabilir.



4-)Beyin Sarsıntısı



Sarsıntı belirtileri baş ağrısı, kafa karışıklığı, baş dönmesi, yorgunluk ve bulantı olabilir.
Bir sarsıntı, kafa çarpmasının neden olduğu geçici bir beyin hasarıdır. Yaralanma birkaç gün veya hafta sürebilir.

Belirtiler genellikle etkinin birkaç dakikasında görünür ve duruma göre uzun sürebilir:

1-)Baş dönmesi ve yorgunluk


2-)Baş ağrısı


3-)Mide bulantısı ya da kusma


4-)Kafa karışıklığı


5-)Hafıza kaybı


6-)Denge problemleri


7-)Ruh hali bozukluğu


8-)Bulanık veya çift görüş



5-)Migren



Migren, birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilen bir tür zonklama veya vurma olarak hissedilen baş ağrısıdır. Migrenler, bir kişinin günlük aktivitelerini yapma yeteneğini azaltabilir.

Dünyada yaklaşık 700 milyon migren hastası vardır.Migrenin nedeni genellikle genetik kaynaklıdır.Ayrıca kadınlarda dönemsel görülen hormonal değişiklikler de bu durumu tetikleyebilir.


Migrene genellikle aşağıdaki belirtiler eşlik eder:

1-)Işığa ve sese duyarlı hissetmek


2-)Mide bulantısı ve kusma


Bir kişi migren atağı başlamadan hemen önce bir "aura" yaşayabilir.Bu şu anlama gelir:

1-)Yanıp sönen ya da ışık lekelerini görmek


2-)Yüz veya kollarda iğne hissi


3-)Düşünme ve konuşma zorluğu


Bu yaygın 5 sebepten başka vitamin ve mineral eksikliği (özellikle B12 ve D vitamini), depresyon, yanlış beslenme gibi yorgunluk ve sersemlik sebepleri bulunmaktadır.


Ne Zaman Doktora Görünülmeli?



Tekrarlayan baş dönmesi ve yorgunluk atakları geçiren biri, bir doktorla konuşmalıdır. Bir kişi, eğer kronik yorgunluk sendromu veya diabetes mellitus gibi kronik bir hastalığa sahip olduğundan şüphelenirse de derhal doktora başvurmalıdır.

Aşağıdaki semptomlar beyin sarsıntısını gösterebilir. Bir kafa travmasından sonra aşağıdakilerden herhangi biri varsa derhal tıbbi yardım alınması gerekir:

1-)Bilinçsizlik


2-)Hafıza problemleri


3-)Gitmeyen bir baş ağrısı


4-)Sürekli kusma


5-)Davranış değişiklikleri



Tedavi ve Önleme



Tedavi seçenekleri semptomların nedenine bağlı değişmektedir.
 

Kronik yorgunluk sendromu durumunda, bazı belirtiler yönetilebilir olsa da onaylanmış bir tedavi yoktur.

Uzmanlar uyku problemlerini yönetmeye yardımcı olan alışkanlıkları öneriyorlar. Bunlar arasında düzenli bir yatma süresi ve yatak odasından televizyon ve bilgisayarların olmaması sayılabilir. 


Egzersizde kademeli artışlar da yorgunluk kaybına yardımcı olabilir.

Diabetes mellituslu kişilerde, hafif ila orta derecede hipoglisemi, glukoz tüketerek yönetilmektedir. İnsanlar bunu birçok yönden yapabilir. Bazıları dört glikoz tableti veya bir jel tüpü tüketebilir. Diğerleri yarım fincan meyve suyu veya bir çorba kaşığı şeker, bal veya mısır şurubu tercih edebilir.

Şeker hastalığı olan bir kişinin sıklıkla ekstra glikoz tüketmesi gerekiyorsa, bu durum uygun şekilde tedavinin ilerlemediğini gösterir. İnsülin veya diğer ilaçların dozajında ​​değişiklikler yapılmalıdır.

Şiddetli hipoglisemi hastanede tedavi gerektirir. Hipoglisemiden kaçınmak için, diabetes mellituslu kişilerin düzenli yemek yemelerini ve kan şekeri düzeylerini sık sık kontrol etmeleri tavsiye edilir.


Bir doktor, genellikle demir alımını artırarak demir eksikliği anemisini yönetir.Tedavideki amaç hemoglobin düzeyini normalleştirmek ve demir depolarını yerine koymaktır.Demir eksikliği anemisini önlemek için demir açısından zengin bir diyet tavsiye edilir. İyi demir kaynakları şunlardır:

1-)Et


2-)Balık


3-)Bakliyat


4-)Brokoli ve lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler


Beyin sarsıntısı olan herkes çok dinlenmeli ve alkolden kaçınmalıdır. İlişkili baş ağrılarını yönetmek için asetaminofen önerilir.

Migren için en iyi tedaviler kişiden kişiye değişir. Bazıları aspirin veya ibuprofen gibi tezgah üstü ağrı kesiciler kullanarak rahatlama sağlar. Diğerleri antinausea ilaçlarını tercih edebilir. Reçeteli ilaçlar da mevcuttur.

Migreni tetikleyen faktörlerden kaçınmak onların oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir. Bu tetikleyiciler de değişebilirken stres, belirli yiyecekler, çok fazla veya çok az uyku bunlar arasında sayılabilir.



Yorum Gönder

0 Yorumlar